Kayıtlar

Varlık Felsefesi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

TANRI, ZAMAN, HAREKET

Resim
Tanrı, Zaman, Hareket             Tanrı’nın zaman ve mekânla ilişkisine dair fikirleri daha evvel okumuştum. Ancak geçen gün bir sohbet esnasında Tanrı’nın geleceği bilemeyeceğine dair ortaya atılan düşünceler aklımda Tanrı’nın zaman ve mekânla ilişkisine dair bir takım düşünceler canlandırdı. Üstüne bir de Kindî felsefesinde bu soruna işaret eden bazı tartışmalara rastlamam konu üzerinde biraz düşünmeme sebep oldu. İşbu yazıyı bu fikirleri unutmamak, paylaşıma açmak, üstesinden gelemediğim sorular için okuyucuların fikrini almak maksadıyla yazıyorum.             I. Zaman ile Hareketin Birbirine Bağlı Oluşu             Zaman denildiğinde ne anlamalıyız? Ben zamanı bir ölçü olarak anlıyorum. Zamanı anlayabilmek, doğru tabirle farkına varabilmek için bir harekete ihtiyaç duyuyorum. Bu itibarla zaman hâlden hâle geç...

YOKLUĞUN YOKLUĞUNA DAİR

Resim
                Varlığın varlığı hakikatin ilk sağlam kalesidir. Kendimi, evreni, var olan her şeyi soyutlasam da soyutlayamayacağım şey olarak “varlık” karşıma çıkmakta… Var olanın var olduğuna kuşku yok. Peki ya yokluk?                 Yokluk insan müdrikesinde mevcut olmayan bir şeydir. Daha doğrusu, varlık keyfî iken, yokluk keyfiyete has bir kavram değildir. Bir şeyin yok olmasını tahayyül edemeyiz. “Yokluk” denildiğinde benim aklımda karanlık/simsiyah bir uzay boşluğu canlanır. (Bir de politikacıların erdemi.) Hâlbuki karanlık/siyah var olan bir şeydir. Bir şeyi tahayyül etmekle onun hayâlini var kılarız. Meğerki yokluk olsun. Yokluğun bizatihi kendisini tahayyül etme, kavrama imkânına sahip değiliz.                 “Yok”, “hiç” kelimelerini günlük hayatta kemiyet belirtirken kullanırız....