Kayıtlar

Ceza etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

"YANLIŞLIKLA" AŞILAMA

Resim
  Bugün Twitter'da bir doktorun canlı yayındaki konuşmasını dehşetle dinledim. NTV televizyonunda yapılan bir röportajda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi bir Profesör tarafından " çocuklara kızamık ve hepatit aşısı yerine yanlışlıkla Covid aşısı yapıldığı ve bu aşının olumlu sonuçlar yarattığı, elde edilen verilerin yakında bilimsel yayın hâline getirileceği " ifade edildi. Her şeyden önce her aşılama -çoğu tıbbî müdahale gibi- tabiatı itibariyle kasten yaralama suçunun tipikliğini oluşturur. Kanunî tanımına göre bir başkasının vücuduna kasten acı veren kişi kasten yaralama suçunu işlemektedir. Ancak bir suçun tipikliğinin meydana gelmesi o eylemin hukuka aykırı olduğunu garantilemez. Böyle bir durumun gerçekleşmesi yani tipik eylemin hukuka uygun olması hâlinde artık eylem cezalandırılmaz. Çünkü fiil hukuka uygundur ve hukuka uygun olan bir eylem kınanmayı hak etmez. Çoğu tıbbî müdahale için de benzer bir durum söz konusudur. Tıbbî müdahalenin genişçe bir...

HAKSIZLIĞIN SUÇ OLMA SERÜVENİ

Resim
Yaşanan birtakım toplumsal olaylardan sonra söz konusu olayın faillerinin ceza almasına yönelik talepler çoğu zaman gündemimizi meşgul etmektedir. Son yıllarda Twitter'ın adete bir "Sosyal Medya Savcılığı" gibi çalışıyor olması bu toplumsal fenomeni bizim için daha görünür kılmıştır. O hâlde haksızlıkların nasıl cezai normlar hâline geldiklerinin serüvenine bir göz atmakta kanaatimizce yarar vardır. Suç bir haksızlıktır. Ceza ise bir tür kınamadır. Fakat her haksızlık bir suç teşkil eder mi? Tüm kınamalar cezaî kınama mıdır? Hukukun ve hususiyetle de suç ve cezanın anatomisi incelendiğinde suçların ve cezaların belirli bir süreçte olgunlaşarak birer hukuk enstrümanı hâline geldikleri görülmektedir. Kanaatimizce suçun tohumunu ahlakta bulmak mümkündür. Ahlak kabaca insanın ne şekilde davranması gerektiğini gösteren normlardır. (Norm, kendisini göre yargılama yapılan ölçüt anlamı taşıyan bir kelimedir.) O hâlde ahlakî normlar insanlara ne yapmaları gerektiğini gösteren,...

TABU, PALU VE TOPLUM

Resim
            Yakın zamanda Türkiye’nin gündemini meşgul eden bir hadiseye şahit olduk. “Palu” soyismine sahip ailenin yaşadıkları Türk toplumu tarafından merakla takip edildi. Bu takibatın arkasındaki dürtü nedir? Böylesine şüyuu vukuundan beter hadislerin toplum huzurunda tartışılması neden toplumun ilgisini bu kadar çekmektedir?   Bu nevi sorular aklımı kurcaladı. Ben de düşündüklerimi, birbiri arasında bağlantı kurabildiklerimi bu başlık altında toplayarak görünür hâle getirmeyi hedefliyorum.             Palu ailesini Türkiye “Müge Anlı ile Tatlı Sert” isimli programda tanıdı [1] . Palu ailesinin yaşadıkları bu yazının kapsamında değildir. Programları izleme fırsatı bulamayan bir kişi olarak ayrıntılarına vakıf da değilim zaten. Ancak dışarıdan takip edebildiğim kadarıyla TCK 81 (kasten öldürme), TCK 86 (kasten yaralama), TCK 96 (eziyet), TCK 102 (cinsel saldırı), T...

CEZA VE BENLİKLER

Resim
Dün akşam kitap maksadıyla evden kütüphaneye doğru yürüyordum. “Sağa dönülmez” tabelası olan bir yola trafiğin yoğunluğuna rağmen dönmeye çalışan bir kamyonet gördüm. Üstelik yol böyle dönüşlere imkân vermemek üzere (trafiğin akış yönüne doğru 30 derece ters istikamete doğru) tasarlanmıştı. Trafik birbirine girdi. Ben de “acaba sağa dönülmez tabelası yerine yerde kapan olsa aynı şeyi yapar mıydı” diye düşünerek şöyle bir tweet attım: “Bir yere ‘girilmez’ tabelası koyarsanız bu görülmez. Ama ‘kapan’ koyarsanız hiçbir şoförün gözünden kaçmaz. İnsanlar mustakbel ve muhtemel cezadan değil anında cezadan korkuyorlar.”                 Biraz da okuduğum metinlerin [1] etkisiyle bu durum beni düşündürdü. Görünen o ki, kişiler anında ceza görecekleri durumlarda hukuka aykırılık yapmaktan kaçınıyorlar. Göz göre göre kapandan geçmeye çalışan bir araba görmedim ben. Yine insanlar trafik polisinin anında ceza yazaca...