Kayıtlar

Güncel etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

HUKUK TOPLUMSAL VAHŞETTEN SORUMLU OLMAKLA İTHAM EDİLİYOR

Resim
            İNSANIN KUTSAL DOĞASI Dehşet verici olaylara tanık oluyoruz. Bu dehşet insanın kutsal doğasıyla bağdaşmaz bir şey. İki seçenek var; ya bu dehşete alışmak yani insanlıktan çıkmak ya da aklını iyice yitirmek. Bu ikisi dışında bir seçenek yok gibi görünüyor. Aynı yeryüzünün üstünde bambaşka dünyalar tecrübe ediyoruz. Kimileri için insan en üstün değer, her şey insan için ve insanla değer kazanarak var; kimisi içinse dünya içlerindeki kötülüğün varlık bulabilmesi için bir zemin. Bu iki dünya algılayışının zıtlığı arasındaki mesafeyi ölçmeye akıl yetmiyor. En azından benim aklım yetmiyor, hâliyle anlayamıyorum. Ben insanın iyi tabiatına dair umut taşıyanlar safındayım. Fakat umut bilgi değildir, garanti değildir, taahhüt değildir. “İnsana dair umut taşıyorum” diyorum; yani dediğim şu: “Gördüğüm pek hoş bir şey değil ama yine de insanda bir değer, bir anlam olmalı”. Şu yeryüzünde kutsal bir şey var mı? Şayet varsa, bir tanecik bile kutsal olan bir ş...

MERKEZ VE ÇEVRE MÜCADELESİNDE TRABZON VE TRABZONSPOR

Resim
  MERKEZ VE ÇEVRE MÜCADELESİNDE TRABZON VE TRABZONSPOR 17 Mart 2024 akşamı Trabzonspor – Fenerbahçe karşılaşmasında yaşananlar tüm Türkiye’nin malumudur. Bir Trabzonlu ve Trabzonspor’a çeşitli anlamlar yükleyen bir Trabzonspor taraftarı olarak bu olayları değerlendirmek ihtiyacı hissettim. Bu özensiz blog yazısında bu kapsamda bazı karalamalar yazacağım. Bu yazı bir özeleştiri yazısı olacaktır. Fakat özeleştiriye geçmeden önce, öncelikle şunu söylemeyi kendime ve inandığım değerlere karşı bir görev olarak görüyorum ki, yaşanan hadiselerde karşı takımın kulübüyle taraftarıyla Trabzonspor’dan daha az suçlu olmadığını, hatta misliyle kusurlu olduğunu düşünüyorum. En basiti malum olaylar yaşandığından birkaç saat sonra 18 Mart vesilesiyle Çanakkale şehitlerini anma mesajlarıyla Trabzon şehrine topyekûn hakaretler bir arada internette yer alıyordu, halbuki mezunu olmakla iftihar ettiğim Trabzon Lisesi Çanakkale savaşına giden öğrencileri dolayısıyla mezun verememiş, tüm öğrencilerin...

YURTDIŞINA KAÇIŞ NEDEN AHLÂKA AYKIRIDIR

Resim
YURTDIŞINA KAÇIŞ NEDEN AHLÂKA AYKIRIDIR Son yıllarda sosyal mecralarda veya gençler arasındaki masabaşı sohbetlerde “yurtdışına gitmek” çokça gündeme gelen bir konudur. Bu düşünceyi aklından geçiren gençlerin kimi haklı motivasyonları da vardır: Gençler yıllarca emek ediyorlar ve yaklaşık yirmi sene boyunca eğitim alıp sonrasında bu emeklerinin karşılığını görmek istiyorlar. Fakat eğitim ve liyakatin yerine sadakat ve asabiyetin ön plana geçince emeklerinin karşılığını almak şöyle dursun çoğu zaman boğaz tokluğuna yaşamak mecburiyetinde kalıyorlar. Üstelik maddî olarak tatmin olamadıkları gibi çoğu nitelikli meslek mensubu şiddete, horlanmaya muhatap oluyor. Yazımızın konusu olmayan çeşitli sosyolojik sebeplerle eğitimli genç nüfus manevî baskıya da maruz kalıyor. Bunun akabinde bazı kötü niyetli kışkırtmaların da etkisiyle gençler için yurtdışına kaçmak, kendini bir şekilde buradan kurtarmak fikri ortaya çıkıyor. Biz bu yazıda söz konusu düşünceyi ahlâkî yönden ele alacağız. Bunu...

SİNAN OĞAN VE TÜRKÇÜ UFUK

Resim
(BAŞLAMADAN ÖNCE: YAZAR, SİNAN OĞAN'A YÜKLEDİĞİ BU ANLAMDAN DOLAYI SONRADAN PİŞMANLIK DUYDUĞUNU HEMEN YAZININ BAŞINDA İFADE ETMEK İSTİYOR. 02.10.2023. Pirali.)   Sinan Oğan'ın bir Youtube kanalında katıldığı programı henüz izleyebildim. Programı izlemeden önce muhalefetin aday belirleme sürecinde yaşanan olayları ve birtakım politikalarını protesto etmek için ilk turda Sinan Oğan'a protesto oyu vermeyi düşünüyordum. Ancak Sinan Oğan'ı izledikten sonra fikrim değişti, artık Sinan Oğan'a Sinan Oğan olduğu için oy vermeyi düşünüyorum. Bir Türk milliyetçisi/Türkçü olarak Türkiye'nin aydınlık geleceğinin Türk milliyetçiliğinde/Türkçülükte olduğuna dair bir inanç taşıyorum (Yeri gelmişken, bu yazıda Türk milliyetçiliği ile Türkçülüğü eş anlamlı olarak kullandığımı belirtirim). Türkiye'de Yusuf Akçura'nın tespitiyle üç siyaset yapma tarzı vardır. Bunlar Batıcılık, İslamcılık ve Türkçülüktür (Belki bunlara azınlıkçıları da bir dördüncü olarak ekleyebiliriz). B...

6’LI MASANIN KAÇINILMAZ SONU

Resim
  GİRİŞ Usûl esasa mukaddemdir. Yanlış bir usûl (yöntem/metot) kullanılarak doğru bir sonuca varmayı beklememek gerekir. Zira usûl aynı zamanda esasın amillerinden bir tanesidir. Kendisine mahsus bir aletle kesilmesi gereken bir mücevheri çekiçle kesmeye çalışmak mücevherin kırılmasına ve zayiatına sebebiyet verir. Yine bilindik bir örnekle birlikte düğmeleri yanlış iliklenmeye başlandığında, yani gömlek ilikleme işine yanlış bir usûlle girişildiğinde neticede doğru bir sonucun ortaya çıkmasını beklemek mümkün değildir. Dün Meral Akşener'in açıklamalarıyla birlikte kamuoyunda "6'lı Masa" olarak bilinen Cumhuriyet Halk Partisi, İyi Parti, Saadet Partisi, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti'den oluşan yapının dağıldığını öğrendik. Siyaset arenası savaş alanına döndü ve herkes birbirini suçlamaya başladı. Ancak yanlış bir usûlle yola çıkan bu hareketin bugünlerini görmek değil, başarısını görmek şaşırtıcı olurdu. Bu yazıda bugüne...

DEPREMDE POLİTİKA YAPILIR MI?

Resim
Politika "polis" (πόλις) kelimesinden geliyor. Polis eski Yunan şehir devletlerinin özel adı. Politika "şehirle/devletle ilgili olan", "polisi/devleti yönetme sanatı" gibi anlamlara geliyor. İnsan hayatını kural olarak özel alan ve kamusal alan olarak ayırmak mümkün. Kamusal alanda cereyan eden tüm hadiseler polisi ilgilendirir dolayısıyla da politiktir. O hâlde politika bizzat deprem için yapılır zaten. Hem politika deprem için yapılmaz da ne için yapılır? Bir yapının inşası için devletin çeşitli makamlarının izni gerekiyor. İnşaat faaliyetinin denetlenmesi gerekiyor. İnsanlar sosyo-ekonomik sebeplerle bu evleri tercih ediyor (öyle ya kim boğaza nazır müstakil evde yaşamak istemez?). Buraya kadar her şey politik. Nihayetinde yağmur yağması, güneş açması kadar doğal, herhangi bir hastalıktan vefat etmek kadar üzücü ama sıradan deprem dediğimiz bir doğal hadise gerçekleşiyor ve yapının usulüne uygun inşa edilmediği meydana çıkıyor. Sonra yine politik şeyl...

HEKİM HAREKETİ VE “MÜJDELER” ÜZERİNE DEĞERLENDİRME

Resim
  Anayasamızın 2'nci maddesi cumhuriyetin niteliklerini sıralarken demokratik bir yönetime sahip olduğumuzu söylüyor. Bir demokrasi olmak ne demektir? Demokratik bir pratik nasıl gelişir? Bizde demokrasi beş yılda bir yapılan seçimle -yeni sistemle birlikte- yönetici kişinin seçildiği bir yönetim sistemi olarak gözüküyor. Bu algılayış sebebiyle halkın tamamının tek bir şahısta tezahürü olan yönetici kendisini hukuk veya yargı ile bağlı olmak mesuliyeti altında hissetmiyor, zira demokraside halk sınırlandırılamaz. Hâlbuki demokrasi, yönetimin demosa (halka) ait olduğu bir yönetim sistemidir. Bu yönüyle demokrasi teokrasiden (Tanrı yönetimi), oligarşiden (grup yönetimi), aristokrasi (soylular yönetimi) gibi sistemlerden ayrılır. Demokrasilerde yönetimin kaynağı halktır ve halk yönetim gücünü daima aktif olarak kullanır. Yasama halk adına, yürütme halk adına, yargı halk adına yapılır, bu sebepledir ki mahkeme kararları "Yüce Türk milleti adına" ibaresiyle birlikte başlar...

"YANLIŞLIKLA" AŞILAMA

Resim
  Bugün Twitter'da bir doktorun canlı yayındaki konuşmasını dehşetle dinledim. NTV televizyonunda yapılan bir röportajda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi bir Profesör tarafından " çocuklara kızamık ve hepatit aşısı yerine yanlışlıkla Covid aşısı yapıldığı ve bu aşının olumlu sonuçlar yarattığı, elde edilen verilerin yakında bilimsel yayın hâline getirileceği " ifade edildi. Her şeyden önce her aşılama -çoğu tıbbî müdahale gibi- tabiatı itibariyle kasten yaralama suçunun tipikliğini oluşturur. Kanunî tanımına göre bir başkasının vücuduna kasten acı veren kişi kasten yaralama suçunu işlemektedir. Ancak bir suçun tipikliğinin meydana gelmesi o eylemin hukuka aykırı olduğunu garantilemez. Böyle bir durumun gerçekleşmesi yani tipik eylemin hukuka uygun olması hâlinde artık eylem cezalandırılmaz. Çünkü fiil hukuka uygundur ve hukuka uygun olan bir eylem kınanmayı hak etmez. Çoğu tıbbî müdahale için de benzer bir durum söz konusudur. Tıbbî müdahalenin genişçe bir...